<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ahmet Yıldız</title>
	<atom:link href="http://www.ahmetyildiz.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ahmetyildiz.com</link>
	<description>Resmi Web Sitesi..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Feb 2012 13:17:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kitap okumak öğrencinin okul başarısını artırıyor</title>
		<link>http://www.ahmetyildiz.com/kitap-okumak-ogrencinin-okul-basarisini-artiriyor/</link>
		<comments>http://www.ahmetyildiz.com/kitap-okumak-ogrencinin-okul-basarisini-artiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 13:17:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okuduklarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyildiz.com/?p=1142</guid>
		<description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yılmaz’ın Ayşegül Kaşıkçıçam ile birlikte ’da yaptığı ve öğrenci başarısının çeşitli açılardan ortaya konulmaya çalışıldığı araştırmada, 100 ilköğretim 8. sınıf öğrencisine anket uygulandı. Prof. Dr. Yılmaz, okul başarısını ölçmenin birçok aracı olduğunu ancak Türkiye’de okul başarısı dendiğinde ailelerin daha çok önemsediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yılmaz’ın Ayşegül Kaşıkçıçam ile birlikte ’da yaptığı ve öğrenci başarısının çeşitli açılardan ortaya konulmaya çalışıldığı araştırmada, 100 ilköğretim 8. sınıf öğrencisine anket uygulandı.</p>
<p>Prof. Dr. Yılmaz, okul başarısını ölçmenin birçok aracı olduğunu ancak Türkiye’de okul başarısı dendiğinde ailelerin daha çok önemsediği şeyin çocuklarının geçme notları, teşekkür ya da takdirname alması olduğunu söyledi.</p>
<p>Okuma alışkanlığının birçok etken aracılığıyla okul başarısını etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, kitap okumanın çocuğun zihnini, analiz yapma yeteneğini, dil becerisini, sahip olduğu kelime dağarcığını geliştirdiğini belirtti.</p>
<p>&#8220;Dolayısıyla biz okuma alışkanlığını geliştiren çocuğun daha iyi düşüneceğini var sayıyoruz. Daha iyi düşünebilen çocuğun da daha başarılı olacağını öngörüyoruz&#8221; ifadelerini kullanan Prof. Dr. Yılmaz, araştırmayı bu amaçla yaptıklarını ve teorik olarak söylenegelen &#8220;okuma alışkanlığı ders notlarını etkiler&#8221; yargısını, Ankara’da 8. sınıf öğrencisi 100 çocuk üzerinde araştırdıklarını anlattı. Prof. Dr. Yılmaz, &#8220;Araştırmada, çocuğun 6 ve 7. sınıflarda sınıf geçme notları ve aldıkları teşekkür ve takdirname ile okuma alışkanlığı ilişkisini sorgulamaya çalıştık ve arada olumlu bir ilişki olduğunu saptadık&#8221; dedi.</p>
<p>Okuma alışkanlığı öğrencinin not ortalamasına yansıyor<br />
Prof. Dr. Yılmaz, geçen ay tamamlanan araştırmanın sonuçlarına göre, öğrencilerin yüzde 54’ünün sayısal, yüzde 25’inin sözel ve yüzde 20’sinin de yeteneğe dayalı derslerde başarısız olduklarını düşündüğünü ifade etti.</p>
<p>Öğrencilerin yüzde 86’sının derslerde ’bazen’, yüzde 9’unun ’her zaman’ soru sorarken, yüzde 5’inin ’hiç’ soru sormadığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, başka bir soruya verilen yanıtlara göre de öğrencilerin yüzde 55’inin kendini ’mutlu ve iyimser’ hissederken, yüzde 45’inin ’bazen iyimser, bazen karamsar, sıkıntılı ve kötümser’ hissettiğini anlattı.</p>
<p>Aynı araştırmada, okumayı seven öğrencilerin &#8220;teşekkür&#8221; ve &#8220;takdirname&#8221; belgelerini daha çok aldıklarının ortaya çıktığını açıklayan Prof. Dr. Yılmaz, &#8220;Araştırma sonuçlarına göre, kitap okumayı seven öğrencilerin yaklaşık yüzde 20’si 6 ve 7. sınıfın her döneminde başarı belgesi alırken, okumayı ’biraz’ seven öğrencilerin ancak yüzde 6’sı her dönem ’teşekkür’ başarı belgesi alabilmiştir. Arada 3 katlık fark vardır. Okumayı ’az seven’ öğrenciler içinde ’takdirname’ alan öğrenci bulunmamaktadır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Okuma alışkanlığının sonuçlarının öğrencilerin not ortalamalarına da yansıdığını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, okumayı ’az seven’ öğrencilerin sadece yüzde 5’inin not ortalaması ’pekiyi’ iken, okumayı çok seven öğrencilerin yüzde 20’sinin not ortalamasının ’pekiyi’ olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Yılmaz, aradaki farkın 4 kat olduğuna dikkati çekti.</p>
<p>Güçlü okuma alışkanlığına sahip (ayda 2 kitap ve daha fazla okuyan) öğrencilerin yüzde 14’ünün not ortalamasının ’pekiyi’ iken, hiç kitap okumayan öğrencilerin sadece yüzde 1’inin not ortalamasının ’pekiyi’ olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, okuma alışkanlığı düzeyi düştükçe öğrencilerin not ortalamasının da düştüğünü dile getirdi.</p>
<p>Okumak beyinde olumlu yapısal değişikliklere de yol açıyor<br />
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Yılmaz, kendini daha iyi ifade edebilen, şiddete daha az başvuran, eleştirel, sorgulayıcı ve yaratıcı kişilik gelişimine katkı sağlayan, kişiler arası iletişimi kolaylaştıran okuma alışkanlığının, beyinde olumlu yapısal değişikliklere dahi yol açtığını kaydetti.</p>
<p>Prof. Dr. Bülent Yılmaz, şöyle devam etti:&#8221;Okuma alışkanlığının matematik, fizik gibi sayısal nitelikli derslere yararı en az sosyal nitelikli dersler kadar fazla oluyor. Okuma alışkanlığına sahip bir öğrencinin aynı zeka düzeyinde ancak okuma alışkanlığı olmayan bir öğrenciye göre matematik problemini yüzde 35 daha çabuk çözme olasılığı vardır. Bu, 3 saatlik bir sınavda öğrencinin 20-25 dakika gibi çok önemli bir zaman kazanması anlamına gelmektedir.</p>
<p>Okuma alışkanlığı ile okul başarısı ilişkisinde tek etken okuma alışkanlığı değildir. Okulun niteliği, öğretmenlerin tutumları, ailedeki iletişim yapısı gibi durumlar da etkendir. Dolayısıyla biz burada bir ilişki eğilimi olup olmadığına bakıyoruz. Araştırmayla gördük ki çocuğun okumayı sevip sevmemesi onun hem geçme notunu hem de aldığı başarı belgesi sayısını etkiliyor.</p>
<p>Araştırma sonuçları, gerek ailelerin, gerek öğretmenlerin, gerekse Milli Eğitim Bakanlığının başarılı öğrenciler istiyorlarsa, okuyan öğrenciler yetiştirmek zorunda olduklarını bir kez daha düşünmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı her okulda zengin koleksiyonlara sahip okul kütüphaneleri oluşturmalı. Ailelerin çocuğun kitap okuma meselesini boş zamanlarda yaptıkları iyi bir şey değil, gerçekten okul başarısını etkileyen bir etken olarak görmesi gerek. Öğretmenlerin de okuldaki okuma saatlerini nitelikli hale getirmesi lazım.&#8221;</p>
<p>Kaynak: milliyet eğitim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyildiz.com/kitap-okumak-ogrencinin-okul-basarisini-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karne Korkusu ve Aileye Düşen Sorumluluklar</title>
		<link>http://www.ahmetyildiz.com/karne-korkusu-ve-aileye-dusen-sorumluluklar/</link>
		<comments>http://www.ahmetyildiz.com/karne-korkusu-ve-aileye-dusen-sorumluluklar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 06:59:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazdıklarım]]></category>
		<category><![CDATA[ders başarı]]></category>
		<category><![CDATA[karne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyildiz.com/?p=1138</guid>
		<description><![CDATA[Okular kapanıyor. Öğrenciler bir senenin meyvesi olarak gördükleri karnelerini alacaklar. Karne günü bazı öğrenciler için mutluluk kaynağı olurken bazı öğrenciler için korku kaynağı olabilmektedir. Hatta istenmeyen bazı durumlara da (intihar, evden kaçma v.b.) neden olabilmektedir. Karne korkusunu; öğrencinin karneyi aldıktan sonra nelerin olacağı konusundaki zihinsel tasarlaması olarak tanımlayabiliriz. Özellikle sert ve baskıcı ailelerin çocukları zayıf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okular kapanıyor. Öğrenciler bir senenin meyvesi olarak gördükleri karnelerini alacaklar. Karne günü bazı öğrenciler için mutluluk kaynağı olurken bazı öğrenciler için korku kaynağı olabilmektedir. Hatta istenmeyen bazı durumlara da (intihar, evden kaçma v.b.) neden olabilmektedir.</p>
<p>Karne korkusunu; öğrencinin karneyi aldıktan sonra nelerin olacağı konusundaki zihinsel tasarlaması olarak tanımlayabiliriz.</p>
<p>Özellikle sert ve baskıcı ailelerin çocukları zayıf karne korkusunu diğer ailelerin çocuklarına göre daha fazla yaşamaktadır. Evden kaçma, intihar gibi istenmeyen davranışlar bu ailelerin çocuklarında daha fazla görülebilmektedir.</p>
<p><strong>KARNE NEYİN GÖSTERGESİNİR?</strong></p>
<p>Karne aslında çocuğun başarısından ziyade derslerindeki bazı eksikliklerinin olduğunu göstermek için öğrenciye ve veliye verilen bir uyarı belgesidir. Çocuğun, ilgi, yetenek, zeka ve hayat okulundaki başarısının bir göstergesi değildir. Ünlü fizikçi Einstein’ı deli diye okuldan kovmamışlar mıydı?</p>
<p>Karne öğrenciye verildiği gibi aynı zamanda aileye de verilmektedir. Karne, ailenin bir senelik ana-babalığının nasıl olduğunu da göstermektedir. Aileler çocuklarının okul hayatında, onlara haçlık vererek, kitap, kalem, defter alarak onların üzerindeki sorumluluktan kurtulduklarını düşünmektedir. Bu doğru bir düşünce midir ?</p>
<p>Ailelerin en büyük sorumluluğu hayatı seven, insanları seven, sorumluluk almayı seven,başarının peşinde koşan kendini gerçekleştirme basamaklarını hızla çıkan bir çocuk yetiştirmektir. Bu da onun cebine sadece haçlık koymakla değil ona, onu sevdiğini hem sözle hem de davranışla göstermekle, ona güvenmekle, onunla sağlıklı iletişim kurmakla, onun kapasitesini kabul edip zorlamamakla olur. Onu o olduğu için sevmekle, onu o olduğunu kabul etmekle olur. O sizlerin zihninizde oluşturduğunuz kişi değildir. O bir bireydir o kendisidir. Aileler şunu asla unutmamalı zayıf karne zayıf ana babalığın da göstergesidir.</p>
<p>Aileler çocuklarının karne korkusunu yenmelerini sağlamak için, istenmeyen bazı davranışların oluşmaması için, şimdiki görünen başarısızlığın ileriki yıllarda başarıya dönüşebilmesi için en önemlisi de ana-baba karnesindeki zayıf notlarını kurtarabilmeleri için çocuklarına karne zamanı şu şekilde yaklaşmalıdırlar;</p>
<p>1. Çocuğunuzun karnesiyle ilgili duygularınızı,çocuğunuzun kişiliğini incitmeden net bir şekilde anlatın. Onun başarılı olabilmesi için onun arkasında olduğunuzu ona hissettirin.</p>
<p>2. Kesinlikle çocuğunuzu suçlayıp yargılamayın.</p>
<p>3. Ona kesinlikle tembel,tavuk,geri zekalı gibi isim,lakap takmayın.</p>
<p>4. Seni kaportacıya işçi olarak göndereceğim, okuldan alacağım gibi tehditler savurmayın.</p>
<p>5. Onu eleştirip, emirler vermeyin.</p>
<p>6. Çocuğunuzu arkadaşlarıyla,kardeşleriyle, komşularınızla kıyaslamayın. O herkesten farklı kendine benzeyen bir bireydir unutmayın.</p>
<p>7. Çocuğunuzu kesinlikle aşağılamayın hele arkadaşlarının yanında buna hiç kakışmayın. Onun kendine olan güven duygusunu zedelemiş olursunuz.</p>
<p>8. Çocuğunuza devamlı cezalandırma, bağırma gibi davranışlarla yaklaşmayın.</p>
<p>9. Çocuğun kendi karnesiyle ilgili anlattıklarını dinleyin. Onun düşüncelerine önem verin.</p>
<p>10. Her ana-babanın çocuklarıyla ilgili bazı beklentileri vardır. Bunları onunla konuşun.</p>
<p>11. Çocuğunuzun karnesi zayıf olabilir. Ona açık bir kapı bırakın, kendini affettirebilmesi için bir yol gösterin.</p>
<p>12. Çocuğunuzun ders başarısızlığının giderilebilmesi için beraber çözüm yolları arayın.</p>
<p>13. Çocuğunuzun zayıfı var diye ona yaz tatilini zehir etmeyin, dinlenmesine fırsat verin. Ancak eksikliklerini gidermek için onunla beraber uygun bir plan yapın ve bunu uygulayın.</p>
<p>14. Çocuğunuza karnesinin iyide olsa kötüde olsa sizin onu seveceğinizi ve onun arkasında olduğunuzu ona hissettirin.<br />
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Dr. Eyüp Ercan’ın aile-çocuk konusundaki önemli ve bir o kadarda geleceğimizi etkileyecek olan bir teşhisiyle yazıma son vermek istiyorum ; “Çocuktan başarı beklerken onun kapasitesini de bilmek gerekir. Yersiz kıyaslamalar olumsuz sonuçlar doğurabilir. Her karne döneminde başarısızlık sorunu nedeniyle psikiyatriste başvuran öğrenci sayısı artmaktadır. Bu çocukların başarısızlık nedenleri araştırıldığında ailedeki iletişim bozukluklar, ana-babanın çocuğun kapasitesinin üstünde beklentilere sahip olması ve psikiyatrik rahatsızlıklar ön plana çıkıyor.”</p>
<p style="text-align: center;">Ahmet YILDIZ<br />
ayildizpdr@hotmail.com<br />
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyildiz.com/karne-korkusu-ve-aileye-dusen-sorumluluklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her üç liseliden biri akran baskısı görüyor</title>
		<link>http://www.ahmetyildiz.com/her-uc-liseliden-biri-akran-baskisi-goruyor/</link>
		<comments>http://www.ahmetyildiz.com/her-uc-liseliden-biri-akran-baskisi-goruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 06:40:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmt</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okuduklarım]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[Gençler Arasında Farklı Baskı şekilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kız-erkek çatışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Liselerde öğrenciler Arasında Gruplaşmalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetyildiz.com/?p=1134</guid>
		<description><![CDATA[Liselerde öğrenciler arasında gruplaşmalar, kız-erkek çatışmaları ve gençler arasında farklı baskı şekilleri ortaya çıkabiliyor. Liselerde öğrenciler arasında gruplaşmalar, kız-erkek çatışmaları ve gençler arasında farklı baskı şekilleri ortaya çıkabiliyor. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi (BRSHH), Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özden Şükran Üneri, &#8220;akran zorbalığı&#8221;na maruz kalan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Liselerde öğrenciler arasında gruplaşmalar, kız-erkek çatışmaları ve gençler arasında farklı baskı şekilleri ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Liselerde öğrenciler arasında gruplaşmalar, kız-erkek çatışmaları ve gençler arasında farklı baskı şekilleri ortaya çıkabiliyor.<br />
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi (BRSHH), Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özden Şükran Üneri, &#8220;akran zorbalığı&#8221;na maruz kalan çocuklarda, psikosomatik belirtiler, depresyon gibi içe atım sorunlarının arttığını söylüyor. Üneri, ülkemizde lise öğrencilerinde yapılan bir çalışmada, öğrencilerin yüzde 33&#8242;ünün sözel, yüzde 35,5&#8242;inin fiziksel, yüzde 28,3&#8242;ünün duygusal ve yüzde 15,8&#8242;inin ise cinsel içerikli zorbalığa uğradığının saptandığını belirtiyor. Üneri, zorbalığın öğrenciler için ciddi bir travma olduğu, etkilerinin okul dönemi ile sınırlı kalmayıp, hayat boyu sürdüğü ve toplum sağlığını da olumsuz etkilediğini ifade ediyor.</p>
<p>Ülkemizde yapılan bir çalışmada da, akran zorbalığı sıklığı ile depresyon belirtilerinin ilişkili olduğunu aktaran Özden Şükran Üneri, &#8220;Ayrıca akran zorbalığının yol açtığı psikiyatrik sorunlar süreğenlik de göstermektedir. Çözümü, ancak okul yöneticileri, okul rehberlik servisi, öğretmenler, okul hemşiresi ve gerektiğinde hekimden oluşan çok disiplinli bir ekibin koordineli bir şekilde çalışması ile mümkündür.&#8221; diyor. Üneri şunları söylüyor: &#8220;Zorbalık herhangi bir biçimde ortaya çıktığında uygun tepki vermemek, tekrarlama riskini desteklemek demektir. Öğrencilerin okul ortamı içinde kendilerini güvende hissedebilmeleri için, sorumlu yetişkinler tarafından dinleneceklerini ve zorbalığa karşı tolerans gösterilmeyeceğini bilmeleri gerekir. Öğrencilere problem çözme, sosyal desteklerini artırma gibi stresle baş etme yöntemleri öğretilmelidir.&#8221;</p>
<p>Haber Kaynağı: Zaman Gazetesi |</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetyildiz.com/her-uc-liseliden-biri-akran-baskisi-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

